You are the kindestAslı Karataş’ın yazısı ilk olarak necibe.com sitesinde 19.03.2018 tarihinde yayınlanmıştır.

Cevap tabi ki malum.

Güzellik göreceli ve subjektif bir kavramdır. Fakat bu cümleden kasıt şişmanlar güzel de olabilir çirkin de kadar basit anlaşılmamalı. İtirazımız şişman kadının zaten güzel olamayacağına dair ön kabule. Şişman, zayıf, çilli, büyük burunlu, sivilceli, selülitli, kıllı; insanın tabiatına hiç de aykırı olmayan birçok bedensel özelliğin “kusur” addedilmesi zihniyetine itirazımız var. Üstelik bunun da bir adı var: beden olumlama hareketi!
Beden olumlama hareketi özellikle medyanın ortaya attığı kimi “güzellik standartları” üzerinden eleştirilen bedenlerimizin esasen tüm bu standartlardan bağımsız olduğu, önemsenmesi gereken suni şekilde yaratılmış güzellik algısının değil insan bedeninin sağlık ve refahı olduğu üzerine bir felsefedir. Bedenlerimizin (çoğunlukla kadın bedeninin) yıllardır çeşitli kalıplara hapsedilmeye çalışılması, kadınların bu kalıplara uyabilmek adına insanüstü çaba göstererek maddi ve manevi açıdan yıpranmaları sonucu ortaya çıkmış, ülkemizde de epey destekçi toplamış bir harekettir.

Yazının başlığını şişmanlık üzerinden seçtim çünkü en yaygın yapılan bedensel müdahale maalesef bu konu üzerinde toplanmış durumdadır. Düşünün birçok insan kilo alan insana bunu ilk fark ettiğinde derhal söyler: “kilo almışsın”. Bu yersiz bir bilgilendirmedir. Kilo alan kişi bunun zaten farkındadır. Bu cümlenin altında çoğu zaman “kilo almışsın, onları ver” mesajı yatar. Kilolu olduğu düşünülen insana verilen bu hadsiz tavsiye çoğu zaman “ama onun sağlığı için” bahanesiyle örtbas edilmeye çalışılır. Fakat bu tespit muhakkak ki tamamen afaki, hiçbir bilimsel veriye dayanmayan bir bahanedir. Tanıdığınız herhangi birinden yakınınız olsun olmasın bu sağlık argümanı üzerinden kiloluluk uyarısına maruz kalmış olabilirsiniz. Fakat düşünün ki sigara içiyorsunuz, sağlığa zararı her şartta sabit olan bu gerçek, çok yakınınız olmayan hiç kimse tarafından “sigara içiyorsun, sağlığın için iyi değil” üzerinden yüzünüze vurulmaz. Sağlık argümanı ikiyüzlüdür ve hadsizliğin kılıfıdır.

Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı

Beden olumlama hareketinin “olumlu”luk ifadesinin çıkış noktası bedenlerimizin bunca zaman olumsuzlanması üzerinde toplanıyor. Belirlenen bir güzellik tanımı var; 1.70 m boy, 55 kilo, 90-60-90 beden ölçüleri, lekesiz cilt, gür saç, böyle uzayıp giden bir liste. Kaşların gürlüğü bile bir eleştiri noktası ki günümüzün modası kıl gibi görünen dövmeler yaptırmak. Kadının kaşından, tırnağına, hiçbir yerine rahat yok. Bu “moda”ların yarattığı tüketim potansiyelinin kapitalist izdüşümleri bir kenara, beden olumlama hareketinin esas üzerinde durduğu kısım standart güzellik emarelerine sahip olmayanları içine düştükleri nevrotik ruh halinden çekip çıkarabilmek. Bu da ancak devamlı yazmak, devamlı konuşmak, devamlı anlatmakla mümkün. Yer yer başarılı sonuçlar da elde ediliyor.

Bugün “femvertising” denen bir kavram var; feminizmin kurumsal şirketlerce reklam malzemesi yapılması. Bu durum feminist ideolojinin içini boşaltması saikiyle hayli eleştiriliyor. Bence beden olumlama hareketi açısından kimi faydalı etkileri oldu. Örneğin Barbie bebeklerin gerçek üstülüğü, uzun bacakları, iri gözleri, incecik beli ve tüm o mükemmelliğin kız çocukları üzerinde bıraktığı yıkıcı etkisi üzerine beden olumlama hareketi üzerinden yazılıp çizildi. Femvertising’in ekmeğini yemek isteyen firmalar şimdi oyuncak bebeklerin çeşitlendirilmesi (şişman, kısa, büyük burunlu vs. olabilmesi) üzerine çalışıyor. Bu gerçekten önemli bir gelişmedir ve arkasında durulması gerekir.

Güzellik görecelidir, özneldir, kalıplara sığmaz. Tüm bu şişirilmiş güzellik ön kabullerinden sıyrılabilmiş kadın enerjisini esasen faydalı olan birçok alana yöneltip harikalar yaratabilir. Sanırım en çok korkulan da bu. Hepimize kolay gelsin.

Aslı Karataş

Asli Karatas_Instagram