İsyan!

kadınlar günü

IMG_7152

Merhaba,

Beden Olumlama Hareketi olarak hepimizin sesini daha geniş kitlelere ulaştırmak amacı ile kapılarımızın açık olduğunu biliyorsunuz. Gülnur Akpınar da sesini duyurmak isteyenlerden. İsyanını paylaşıyoruz; ‘Fiziki estetik kaygıları ile dolaşan konuştukları tek konu bu olan değil; zihnen, manen gelişme yolunda ilerleyen üreten, geliştiren, nasıl katkı sağlarım diye kafa yoran gençlerin olduğu bir dünyadır dileğim.’

Artık iyiden iyiye rahatsız olmaya başladığım bir konu hakkında artık farkındalık yaratılması gerektiğini düşünüyorum. Bugün gazete okurken gördüğüm bir haber bu konuda artık birilerine ulaşmam gerektiğini hissettirdi.
Haberin başlığı – Akla gelmeyecek bir kusuru var/ Güzelliğine Gölge Düştü – konu Kate Middlteton
Bu nasıl bir başlıktır???
Estetik kaygılarımızın arttığı – estetik merkezlerinin artık bakkal manav gibi işlediği ülkede bu nasıl bir başlıktır???

Haberin öncelerinde güzelliğe gölge düşürdüğüne dair bir şeyler de yazmışlar, sonra topuklu ayakkabı sebebiyle olduğunu yazmışlar, falan filan. Dün de yine Kate ile ilgili el parmaklarının boyutları ile ilgili yazılmıştı bir sürü şey. Çözüm; intihar etsin kurtulsun bari. Dış basın kaynaklı gösterilmiş bu haberler ama o kadar güzel haberler varken bunun alınıp yayınlanmasının sebebi nedir?
Ayrıca bunlar hep ilk sayfadaki o en önemli haberlerin olduğu yerde oluyor ama motive edici ya da gelişime katkı sağlayacak haberler hep gazetenin diğer başlıkları altında oluyor.
Öncelikle bir kadın olarak bu haberden ciddi manada rahatsız oldum.
Bu tarz haberler sürekli yapılıyor. Saçma sapan minicik ufacık şeyler kusur gibi gösteriliyor. Yok ön diş aralığı açıkmış, yok el parmakları şöyleymiş, yok kulakları böyleymiş, yok burnu kemerliymiş.
Diğer gazeteleri takip etmediğimden bilmiyorum böyle haberler yapıyorlar mı ama olabildiğince kişiye ulaşmak istiyorum bu konuyla ilgili olarak. Bu durumlarla ilgili hassasiyeti, farkındalığı yüksek ruhlardan olduğunuz için ilk aklıma gelenler sizler oldunuz.
Güzellik, kusursuzluk algısı nedir ve kime, neye göre?
Ülkemizde son dönemde kim ya da kimler tarafından hangi kriterlere bağlı kalınarak oluşturulduğunu anlayamadığım güzellik çerçevelerine sığabilmek için herkes bir çabada. Sokağa çıktığımda herkes birbirine benziyor. Estetik merkezleri artık bakkal, manav gibi. İnsanlar yaşa bağlı olarak ya da sağlık amaçlı veya kendini iyi hissetmek için bu operasyonlara yönelebilirler tabii ama onlara empoze edilen güzellik kriterlerine uyabilmek için bu tarz yollara başvurmaları cidden üzücü. Daha çocuk yaştakiler ilerde olacakları estetik operasyonların listesini yapar oldu. Doğallık algımız değiştiriliyor. Kalça, burun, dudak, çene, göz rengi, saç rengi/uzunluğu, kaşlar, kirpikler, elmacık yanakları, göğüsler full yapılı bir kadının makyajsız fotosunu her günki doğal halim diye paylaşması ya da aynı veya benzeri bir kişinin fotosunun altına doğal güzellik yazılması algılarımızla nasıl oynandığının göstergesi. Ve bu yorumları yapan ya da algıları değiştirilenlerin çoğu daha çocuk. Bu durum daha nelere sebep orası da ayrı bir konu.
Cidden çok üzülüyorum. Sürekli –mış gibi yaşamaya itilen insanların mutsuzluklarını izliyorum, dinliyorum. Önce makyajla estetikle başlayan maskelemeler sonra ruhlarını da maskelemeye kadar gidiyor. Kimse olduğu gibi ya da hissettiği gibi yaşamıyor. Daha göz rengini, kaşını, saç rengini, kirpiğini dahi olduğu gibi kabul edebilmeyi öğrenememiş ki. Ben de kaşımı alıyorum, saçımı boyuyorum tabii, bunları kendimi sevmediğim için yapmıyorum, yanlış anlaşılma olmasın her saçını boyayanı, kaşını alanı filan kastetmiyorum 🙂

İnsanlar kendilerini sevmekten uzaklaştırılıyor, her yerimiz kusurlu her yerimiz hata gibi algı yaratılıyor. Keşke şuram şöyle buram böyle olsaydı cümleleri her yerde. Daha kendimizi sevemezken başkalarını nasıl sevelim ki? En acımasız eleştiriyi kendime yaparken başkasını nasıl güzelleyeyim?
Lütfen sizlerin de destekleriyle gazetelerin bu konuda daha hassas olmaları için bir şeyler yapalım.

Fiziki estetik kaygıları ile dolaşan konuştukları tek konu bu olan değil; zihnen, manen gelişme yolunda ilerleyen üreten, geliştiren, nasıl katkı sağlarım diye kafa yoran gençlerin olduğu bir dünyadır dileğim.

Kucak Dolusu Sevgiler,

Gülnur Akpınar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s