Aynadaki Sen

Bir ayna var karşımda ve o ayna-tabii ki-beni gösteriyor… Kendi bedenim ile ben. İnsanların ötekileştirmekten bıkmadığı bedenim ve ben… Neden bunu yapıyorlar inanın bende bilmiyorum. Bilmek isteyeceğimi de pek sanmıyorum. Şu an tek istediğim bir yolculuk… Zor bir yol gibi gözüküyor ama üstesinden gelebileceğime inanıyorum…

Valizim hazır… Ötekileştirilen bedenime rağmen giydiğim şortlarım, elbiselerim, bikinim vs. Çünkü ben ötekileştirilmeyi reddediyorum. Çünkü ben öteki değilim! Ben, benim!

Herkesin bedeni kendisine ait ve o kadar ‘güzel’ ki… Kendimizken o kadar ‘güzel’iz ki… Kimi zaman bunu fark edemiyor olabiliriz ya da şu an sahip olduğumuz bedeni sevmiyor da olabiliriz. Bunlar en az nefes almak kadar normal!

Kendimize ait olan bedenlerin üzerinde kimsenin söz hakkı da yok biliyor musunuz? Yani bütün sorumluluk ve alınan kararlar bize ait! Sevip sevmemek, değiştirip değiştirmemek, kabullenmek kabullenmemek, olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu! Şaka bir yana gerçekten bu! Beden kendi bedeniniz ve bütün kararlar, seçimler hepsi size ait! Yeter ki hiçbir kalıbın sizin artınız ya da eksiniz olmadığını kabullenin, nötr olduğunuzu fark edin! Öteki olmayı reddediyorsak gelin bide kalıpları reddedelim! Birlikte…

Ben bugün bir karar alıyorum ve bir yolculuğa çıkıyorum… Yolculuğumun nihai hedefi ise bedenimi nötrleyebilmek. Kendime inanmakla başladığım bu yolculukta her ruh haline bürünebileceğimi ve yeri geldiğinde ümidimi kaybedip rotamdan saptığımda geri dönmem gerektiğini biliyorum. Her zorluğa hazır ve nazır bir şekilde yola çıktım ama peki ya sonra… İnsanların bakışları, bana bakarak fısır fısır konuştukları…

Aslında ne var biliyor musunuz? Bu karakterdeki insanlara bir çift lafım var; SANA NE?!

‘What does it mean? Do you know ‘’SANA NE’’?  Bence sen bir an önce bu kelimeyi ‘know’ yoksa toplum kargaşası çıkar ve buna hiç gerek yok değil mi seni gidi hınzır… Her insanın kendi hayatı kendi bedeni değil mi tatlış…’ Gibisinden hoş bir sohbet kurmam da olasılıklar arasında tabii…

Yine mi anlaşılamadım? O zamaaan alıyoruz elimize sopamızı eşek sudan gelinceye… mi? Değil tabii! Elit çizgimizden çıkmadan sakince devam ediyoruz çünkü bu rotada böyle engeller çıktığı anda (şu kadere kısmete bakınız ki…) geçici bir sağırlık durumu görülebiliyor… Ama sorun yok! Acısız ve kısa süreli bir durum. Virüs koruma programımız aktif hale geliyor diyebiliriz bu duruma. Ne zaman ki rotadan sapmadan devam ettik ve bu virüs bizi rahat bıraktı işte o zaman canım kulaklarım ve canım duyma yetim diyerek normal hayatımıza devam ediyoruz…

Yani arkadaşım metnin ana fikri rotadan sapmamak! Engeller çıkacak, hem de çok… Önemli olan o engellere dayanabilmek. Çünkü yolculuğun değeri o zorluklar olmasaydı asla bilinmezdi.

Yol uzun ve yalnızlık kimi zaman sıkıcı olabiliyor. Senin dostluğuna ihtiyacım var. Aynanı al ve benimle bu yolculuğa çık! Çünkü amaç güzel, yolculuk kimi zaman keyifli kimi zaman zor. Değişmeyen tek bir şey var…

Elindeki ya da karşındaki aynaya bir bak. Sen olduğun gibisin, bu SENSİN! İşte tek değişmeyen bu…

İrem Asya Şallı*

Instagram – İrem Asya Şallı

Görsel – PbTeen Pinterest

*Konuk yazar

 

 

4 Comments

  1. Yine güzel bir deneme ve yine sen, seni çok seviyorum, bilgi vagonundaki yazılarını da takip ediyorum çok güzel yazıyorsun Gelecekte iyi bir psikolog ve yazar olacaksın.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s